‘Cerattepe Türkiye’yi savunma davasıdır’

Zafar Opsar/BursaPort

CHP İstanbul Milletvekili, İbrahim Kaboğlu, Artvin Cerattepe’de verilen doğayı koruma mücadelesinin basit bir çevre davası olmadığını belirterek, “Cerattepe süreci bir Türkiye davasıdır. Bu hakiki Türkiye, Misak-ı Milli mücadelesidir. Anayasa Mahkemesi bu hukuk katliamını görmeli ve süreci durdurmalıdır.” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili, Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, Artvin Cerattepe’de verilen doğayı koruma mücadelesinin basit bir çevre davası olmadığını belirterek, “Cerattepe süreci bir Türkiye davasıdır. Bu hakiki Türkiye, Misak-ı Milli mücadelesidir. Anayasa Mahkemesi bu hukuk katliamını görmeli ve süreci durdurmalıdır.” dedi. Kaboğlu, Anayasaya göre karar verilmesi adına girişimlerin devam ettirilmesi ve mahkemenin bu sesleri duymasının sağlanması gerektiğini kaydetti.

Bursa-Artvin Çevre Platformu’nun düzenlediği “Çöken Adalet ve Cerattepe” konulu panelde konuşan CHP İstanbul Milletvekili TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Kaboğlu, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden sonra ilan edilen olağanüstü halin, ilan edilme gerekçesinin dışında birçok konuda da kullanıldığını belirterek, Artvin Cerattepe’de yürütülen doğayı koruma mücadelesinin de bunlardan biri olduğunu söyledi. “Anayasa’nın doğayı, çevreyi koruyan maddelerine” uyulmasının ne kadar hayati olduğunu dile getiren Kaboğlu, “Anayasa’nın çevreyi doğayı koruduğu maddelere riayet edilmezse; yediğimiz ekmek, içtiğimiz su, soluduğumuz hava temiz değildir. Anayasa toplum sözleşmesinden öte bir doğa barışı belgesidir.” dedi.

Cerattepe için yürütülen, doğayı koruma, canlıların yaşam hakkını savunmanın ülkeyi savunma hakkı olduğunu, bunun tüm Türkiye’ye yayılması gerektiğini vurguladı. Konuşmasında Cerattepe için verilen hukuk mücadelesine ilişkin süreci anlatan Kaboğlu, olumsuz ÇED raporuna bağlı olarak verilen yürütmeyi durdurma kararının ardından dönemin başbakanının mahkeme süreci sonuçlanıncaya kadar bölgede altın çıkarma işlemi yapılmayacağını açıkladığını ancak daha sonra hükümetin değişmesi ve OHAL’in ilanıyla durumun tam tersine döndüğünü hatırlattı.

OHAL Cerattepe’ye karşı kullanıldı

Hükümetin değişmesi ve OHAL’in ilanıyla birlikte 2017 yılında Cerattepe’ye kazma vurulduğunu anlatan Kaboğlu, “Rize İdare Mahkemesi’nin kararı şaibeli bir karardı. Önceden laınmış bir kararın onaylanması idi. OHAL koşullarında bunu uyguladılar.” diye konuştu. “Yurttaş sorumluluğumuz giderek artıyor” diyen Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, şöyle konuştu:

OHAL’in nasıl amaç dışına çıkarıldığını görmek için Cerattepe kararı yeterlidir. OHAL darbeye kalkışan terör örgütüne karşı ilan edildi ama Cerattepe’deki hak savunmasına karşı uygulandı. Bunun hak ve özgürlük mücadelelerine karşı nasıl kullanıldığını tarih yazacak. İnşaat başladıktan sonra bölgede yapılmak istenen inceleme başvurusu bile Valilik tarafından reddedilmiştir. Bu basit bir çevre davası değildir. Cerattepe süreci bir Türkiye davasıdır. Bu hakiki Türkiye, Misak-ı Milli davasıdır. Rize’den Ankara’ya kadar adalet kırılmıştır.