istanbul escort

Bursa Tabip Odası Bakışıyla ‘Mevsimlik Tarım İşçileri’ – Dr. Güzide Elitez

Bursa Tabip Odası 2010 yılından bu yana, her yıl, Bursa ilinde” Mevsimlik Tarım İşçisi” olarak çalışan işçiler ve ailelerinin yaşam koşullarını kamuoyuyla paylaşmaktadır. 2010 yılında Yenişehir Çardak bölgesindeki ilk kamp ziyaretinden bu yana tam 8 yıl geçmiştir. Yetkili birimlerce, ülkemizdeki 6,5 milyon tarım işçisinin yarısının mevsimlik tarım işçisi olarak çalıştığını söylenmektedir. Ancak ülke tarımını vazgeçilemez emek şekli olan bu işçilerin yaşam şeklinin ve çalışma koşullarının, özlük haklarının ülke ortalamasının bile altında olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bugün şehir hayatımızda soframıza gelen her tabakta emeği olan bu insanların yaşamı, hakça bir yaşamdan uzaktırlar. Sekiz senedir yaptığımız kamp ziyaretlerinde gördüğümüz manzaralar ülkenin dördüncü büyük kenti olduğu söylenen Bursa iline yakışmamaktadır.

Bu alanla ilgili ilk düzenleme, 2010 yılında, bir Başbakanlık genelgesi ile olmuş ve işçilerin çalışma hak ve koşullarından çok kamplardaki barınma koşullarını düzenlemek üzere kamu idarecilerine bazı sorumluluklar yüklemiştir. Çalışma hayatına düzeleme getiren 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu da bu alanda çalışan işçilerin temel haklarını görmezden gelmiş, sigortalı çalışma, emeklilik ve diğer haklardan yoksun bırakmıştır. 2017 yılında yayınlanan yeni Başbakanlık Genelgesi de, yine, kamp alanlarının oluşturulması ve temel ihtiyaçlar olan su elektrik, tuvalet, banyo, bina, kanalizasyon, sağlık, eğitim, güvenlik ve altyapı sorunlarını giderilmesini, kamu eliyle çözümlenmesi düzenlemesini getirmiştir. İşçilerin yaşam alanlarının düzenlenmeler getiren bu genelgede, bağlı bulundukları işverenin hiçbir yükümlülüğü bulunmamaktadır.

Mevsimlik işçilerin çalışma takvimi, Nisan ayında, yaşadıkları Güneydoğu illeri olan Urfa, Mardin, Gaziantep gibi şehirlerden tüm aile bireyleri ile birlik batıdaki tarım alanlarına göçleri ile başlamaktadır. Ekim ve Kasım aylarında da aynı göç tersine olarak gerçekleşmektedir. İlimizde, mevsimlik tarım işçilerine ait kamplar, Yenişehir, Mustafakemalpaşa ve Karacabey ilçelerinde bulunmaktadırlar.

Bu kamplar ile ilgili odamızın gözlemlerini ve 2010 yılında bu yana yapılanlarla ilgili değerlendirmemizi aktarmak istesek önce yaşam koşullarından başlamak, sonra da sorunlar için çözüm önerilerini sıralamak gerekiyor. 2010 yılında yaptığımız Yenişehir Çardak kampı ziyareti, biz hekimlerde insanlık adına büyük bir travma yarattı. Çadır bile denemeyecek bez parçaları ile oluşturulmuş yaşam alanları ve bu alanda yaşayan çoluk çocuk kalabalık aileler, evlerin biraz ötesinde açılmış çukurlarda karşılanan temizlik ve tuvalet ihtiyaçları, barakamsı mutfaklar, olmayan elektrik ve birkaç tulumbadan sağlanan su ihtiyacı… Ortamdaki toz, sinek, çöp ve her türlü hastalığa açık yaşamlar. Bu görüntüleri ve oluşturduğumuz raporu, basın aracılığı ile kamuoyu ile paylaştık ve her yıl da bu ziyaretleri gerçekleştirip raporlarları yayınlamaya devam ediyoruz. Ayrıca bu yıldan sonra ziyaretlerimize Bursa’daki akademik odalardan da destek geldi. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi ve Bursa Eczacı Odası, TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Bursa Şubesi de ziyaretlerimizde yanımızda oldular. 2017 yılında ise UÜTF Halk Sağlığı AD bu kamplarda sağlık taraması yaptı. Bu çalışma kitaplaştırıldı, şu anda basım aşamasındadır, yakın gelecekte kamuoyuyla paylaşılacaktır. 2010 Çardak kampı ziyareti sonrasında hazırlanan rapor, dönemin belediye başkanı ve vali ziyaret edilerek paylaşıldı, sorunlar anlatıldı. Bunu yansıması olarak kamplara çadır dağıtıldı, elektrik verildi, sağlık hizmeti biraz daha düzenli verilmeye başlandı. Olumlu gelişmelerden biri de basın bu kamplarla ilgili gündem oluşturmaya başlayınca kamuoyunun ilgisi de bu alana yöneldi. Bazı yerel yöneticilerin de ilgisiyle kısmi bazı iyileştirmeler görülmeye başlandı.

Günümüze geldiğimizde, kamp alanlarında bez parçalarından oluşmuş çadırların çok az sayıda kaldığı görülüyor. Kamu aracılığı ile branda çadır dağıtımı yapılmakta ama çadır yine doğrudan toprak zemine kurulmakta, yerden bir yüksek bir zemin olmadığı için yağışlardan etkilenmektedir. Çadır araları düzenlenmediği için sık yerleşim, yangın tehlikesi oluşturmaktadır. Çadırlar her türlü iklim koşuluna, haşerata açık durumdadır. Konteyner türü yerleşimin oluşturulması gerekmektedir. Banyo ve tuvalet gereksinimi için gerekli mobil oluşumların olduğu, hatta bazılarında sıcak su sağlamak üzere güneş panellerinin bulunduğu, ancak neredeyse hiçbirinde su bağlantısını bulunmadığı, banyo ve tuvaletlerin sağlığa uygunluk konusunun da sıkıntılı olduğu görülmektedir. Ortak mutfak alanlarının ve gerekli altyapının oluşturulması gerekmektedir. Günümüzde kamplarda daha fazla kamp alanında elektrik bağlantılarının bulunduğu görülmekle birlikte, başbakanlık genelgesinde elektrik bedelinin kamu tarafından karşılanacağı belirtilmesine rağmen abonelik yaptırılmaktadır. Su da belediyeler tarafından çok az kamp için sağlanmaktadır. Her kamp kendi çözümünü üretmek zorunda kalmıştır, kuyular yaygındır.

Kamplarda yaşayanların sağlıkları için sorun gözükmediğini ve her şeyin yolunda olduğunu söylemek bu koşullarda oldukça zor gözükmektedir. Kamunun da sağlık alanında koruyucu hizmetler, aşılama, gebe izlemleri, sağlık taramaları açısında yetersiz kaldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca insan sağlığı açısından risk oluşturacak çöplerin toplanması, haşere ilaçlamaları, su analizleri hizmetlerinin ya yetersiz ya da yapılmadığı gözlemlenmektedir.

Kamplardaki belki de en önemli sorun çocuklarla ilgilidir. Ailelerin kampa Nisan ayında gelmeleri, Ekim-Kasım ayında dönmeleri nedeniyle eğitim kesintiye uğramaktadır. Geldiklerinde köy okuluna devam ettikleri söylense de kamp sakinlerinin ifadeleri farklıdır. En önemli sorun ise yetkililer reddetse bile gizli çocuk işçiliğidir. Ailelerine yardım için tarlaya götürülen çocuklar gelişimlerini engelleyecek ağır bir işte çalışmakta, iş kazasına uğramakta, yaşamlarını kaybetmektedir. Ülkemizde iş kazalarından ölüme en sık rastlanan çalışama alanlarından bir olan tarımda, çocuklar da ölmektedir. Okulöncesi ve okul dönemindeki çocuklar için eğitim ve oyun alanları oluşturulması gerekmektedir.

21. yüzyıl Türkiye’sinde mevsimlik tarım işçilerinin sosyal güvenlikleri ile ilgili hala bir düzenleme yapılmamış olması, bazı yetersiz yasa ibareleriyle geçiştirilmesi, kamu vicdanı açısından tartışmalıdır. Bu konudaki düzenlemelerin daha net olması, dayıbaşı gibi emek simsarlarının elinden bu alanın kurtarılması gerekmektedir. Kamp alanı gözlemlerinde ücretlerinin belirli bir yüzdesini verdikleri bu kişi, aynı zamanda hem tüm iş ve sosyal ilişkilerini de belirleyen kişi konumundadır. Ciddi bir emek sömürüsü olan bu sistemin ortadan kaldırılması gerekmektedir.

Bursa Tabip Odası olarak; kamunun yerel yöneticilerinin, ilimiz milletvekillerinin, sendika ve diğer sivil toplum kuruluşlarının, başta mevsimlik tarım işçilerinin kayıt dışı ve sosyal güvenceden mahrum olarak çalışmaları olmak üzere, tüm yaşamsal sorunlarının ivedi olarak çözülmesi için bu alana sahip çıkmaları gerektiğini belirtmek isterim. İnsan hakları evrensel bildirgesi “Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar” der ve herkesin, kendisinin ve ailesinin sağlığı ve iyi yaşaması için yeterli yaşama standartlarını hak ettiğini ve ayrıca beslenme, giyim, konut, tıbbi bakım hakkının da bulunduğunu eklemek isterim.

Dostlukla…

Bursa Muhalif Gazetesinde yayınlanmıştır

bedava bonus
medyumemirmustafa.net
porno porno izle gaziantep escort gaziantep escort gaziantep escort gaziantep escort gaziantep escort gaziantep escort ankara escort

kaçak bahis siteleri

deneme bonusu

casino siteleri

mobil ödeme bahis

bahis siteleri

mobil ödeme bahis

bonusal

bedava bonus

bedava bahis

mobil ödeme bahis

canlı bahis

bedava bonus

çevrimsiz bonus

deneme bonusu

escort istanbul

bahis siteleri