Son Haberler

Bursa Milletvekili Sarıbal: Darbe Girişimi Diktatörlüğe Dönüşüyor

19 Temmuz 2017

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal 14 Temmuz’da yayımlanan 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile toplam 7 bin 348 kamu çalışanının ihracıyla ilgili TBMM’de düzenlediği basın açıklamasında “15 Temmuz Darbe Girişimi Diktatörlüğe dönüştü” dedi.

Basın toplantısında kanun hükmünde kararnameler  vasıtasıyla yapılan ihraçlar için hukuki  ve somut delillere dayandırmaksızın yapılmasının evrensel hukukla bağdaşan bir yanının olmadığını söyledi. Açıklamasını şu şekilde sürdürdü

Darbelerin panzehiri baskının değil demokrasinin artırılmasıdır

15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden bir yıl geçti… Darbeyi “Allah’ın bir lütfu” olarak değerlendiren Saray/AKP rejimi bu süreci sosyal, ekonomik ve siyasi olarak tam bir tahakküm, baskı ve zor sürecine dönüştürmüştür.

Buna karşılık aradan bir yıllık süre geçmesine rağmen ne darbenin gerçek sorumluları açığa çıkartılabilmiş ne de darbe hakkındaki şüpheler ortadan kaldırılabilmiştir.

Darbelerin panzehrinin baskı ve zorun artırılması değil, demokrasi ve özgürlüklerin sınırlarının genişletilmesidir. Ancak darbe girişiminden sonra üç aylığına ilan edilen OHAL Rejimi, Saray/AKP iktidarının olağan yönetim biçimi haline getirilmiştir.

Darbecilere değil muhaliflere OHAL uygulanıyor

Darbecileri bertaraf etmek gerekçesiyle başlatılan OHAL, tüm muhaliflerin tasfiye etmeyi amaçlayan bir cadı avına dönüştürülmüştür.

Meclis yetkisiz kılınmıştır, ülke KHK’larla yönetilmektedir. Yargı tümüyle Saray/AKP iktidarının emrine sokulmuştur. Birçok TV, radyo ve gazete kapatılmış, gazeteciler hapse atılmış, medya susturulmuştur. KHK’larla 110 bin kamu emekçisi, öğretmen ve akademisyen görevinden ihraç edilmiş, 30 bini aşkın emekçi uzaklaştırılmıştır.

Son olarak 14 Temmuz’da yayımlanan 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile toplam 7 bin 348 kamu emekçisi daha “memuriyetten çıkarılmış” yani ihraç edilmiştir. Kamuda yaşanan bu “kitlesel kıyım”ın hukukla, adaletle evrensel hukuk ilkeleri ile açıklanacak hiçbir yanı bulunmamaktadır.

Hukuki olarak somut delillere, yargı kararlarına, mevzuata uygun yürütülen idari soruşturmalara dayanmadan verilen tüm ihraç kararları hukuksuzdur.

OHAL sayesinde bir yandan temel hak ve özgürlükler rafa kaldırılırken, öte yandan çıkarılan KHK’larla emekçilerin kazanılmış hakları gasp edilmekte, doğamızın yaşam alanlarımızın ranta, talana, yağmaya açılması için düzenlemeler yapılmaktadır.

Rejim ohal-khk rejimi haline dönüşsün isteniyor

Daha birkaç gün önce bizzat Cumhurbaşkanı, OHAL’i grevleri ertelemek için kullandıklarını açık biçimde dile getirmiştir.

Kısacası Saray/AKP iktidarının tek derdi OHAL-KHK rejimini kalıcı hale getirecek olan tek adama dayalı otoriter sisteme geçişin önünde en küçük bir engel bile bırakmamak, tüm toplumu bu sisteme biat eden kullara dönüştürmektir.

Bunun için yoksullaştırdığı halkı enflasyona ezdirmekten işçinin grevini yasaklamaya, kamu emekçilerinin zaten sınırlı olan iş güvencesini yok ederek kapı kuluna çevirmeye, yoksul halktan aldığı vergileri, işsizlik fonunu, halkın-kamunun kaynaklarını, varlık fonu adı altında patronlara teşvik kıyağı olarak aktarmaya kadar bir saldırı dalgasını tüm hızıyla sürdürmektedir.

Darbelerinde diktatörlüğünde karşısındayız

CHP olarak dün olduğu gibi bugün de darbelerin ve diktatörlüğün karşısında tutum almaya devam edeceğiz. Baskının, zulmün ve sömürünün hüküm sürdüğü bir ülke yerine, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, barışın ve adaletin egemen olduğu bir Türkiye talebiyle mücadelemizi sürdüreceğiz.

Bu çerçevede;

  • 15 Temmuz darbe girişiminin karanlık noktaları aydınlatılmalı, siyasi sorumluları ortaya çıkarılmalıdır
  • OHAL rejimine son verilmeli, KHK’lar tüm sonuçlarıyla birlikte yok sayılmalıdır.
  • Düşünce ve basın özgürlüğünün önündeki engeller kaldırılmalıdır.
  • Yargının bağımsızlığı güvence altına alınmalıdır.
  • Tek adam diktasına karşı, demokrasinin sınırları genişletilmeli Meclis’in yetkileri artırılmalıdır.

 

Yoruma kapalı.

Scroll To Top