Bursa Eğitim Sen: Yeni eğitim yılı yeni sorunlarla geliyor

Eğitim Sen Bursa Şubesi, yeni eğitim öğretim yılında öğretmen, öğrenci ve velilerin binlerce sorunla yüz yüze geleceğini belirtti.

Yeni eğitim öğretim yılında öğretmen, öğrenci ve velileri yeni sorunlar bekliyor

2018 -2019 Eğitim Öğretim yılı 17 Eylül Pazartesi başlıyor. Eğitim Sen Bursa Şubesinin yeni eğitim öğretim yılı için düzenlediği basın toplantısında öğretmen, öğrenci ve velilerin binlerce sorunla yüz yüze geleceği ifade edildi.

Eğitim Sen Bursa Şube Başkanı Derya Şimşek Aksakal

Eğitim Sen Bursa Şubesinde yapılan basın toplantısında konuşan Şube Başkanı Derya Şimşek Aksakal, “17 Eylül 2018 Pazartesi günü okullar açılıyor, öğrenciler, öğretmenlerimiz okulları ile buluşuyor. Bu yılın hem öğrenciler hem de eğitimciler için başarılı, huzurlu ve şiddetsiz geçmesini diliyoruz. Pazartesi günü başlayacak eğitim-öğretim yılı maalesef ülkemizde olduğu gibi şehrimizde de devasa sorunlarla geliyor. Öğretmenlik mesleğinin tarihte hiç olmadığı kadar değersizleştiği/değersizleştirildiği, mesleki itibarımızın ayaklar altına alındığı bir dönemde, Türkiye’nin dört bir yanında fedakarca görev yapan 900 bini aşkın öğretmenin yaşadığı mesleki, ekonomik ve sosyal sorunları görmezden gelinemez. MEB, gerçek anlamda öğretmenlerin niteliklerini arttırmayı hedefliyorsa, öncelikle öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıran, öğretmenliği herkesin yapabileceği ‘teknik bir iş’ haline getiren yanlış politika ve uygulamalara son vermelidir” dedi.

‘Piyasaya göre değil ihtiyaca göre müfredat’

“Eğitim, öğretim ve bilim hizmet alanında görev yapan, memur ve yardımcı hizmetler sınıfında çalışan arkadaşlarımız eğitimin görünmez kahramanlarıdır” diyerek sözlerine devam eden Aksaka, “Onların emeği ve alın teri olmaksızın okullarımızın, eğitim kurumlarının nitelikli kamu hizmeti üretmesi mümkün değildir. Müfredatta yer alan bilgi ve değerler, demokrasi karşıtı (ırkçı, etnik ayrımcı, dışlayıcı, cins ayrımcı, farklı kültürleri yok sayan, savaş yanlısı, piyasacı ) öğelerden arındırılmalıdır. Müfredattaki bilgi ve değerlerin gerçekçi olmasına dikkat edilmelidir. Gerçekliğin boyutları, çocukların dünyalarını uygun hale getirerek verilmelidir. Müfredat, piyasanın isteklerine değil toplumun gereksinimlerine göre oluşturulmalıdır. Çocuk, bireysel değerlerin (kavrayabilme, beceri geliştirebilme) yanı sıra toplumsal değerlere (eşitlik, adalet, paylaşım, birlikte iş yapma ) göre de eğitilmelidir” dedi.

Bilimsel eğitim, eğitimin olmazsa olmazıdır’

Bu dönem liseye başlayacak öğrencilerin ve onların velilerinin önemli zorluklar yaşadıklarını ve yaşamaya da devam ettiklerini ifade eden Aksakal, “Çünkü bir gece ansızın değişen sınav sistemi, tamamen hazırlıksız ve anlatanların bile tam olarak anlamadığı yerleştirme sistemi yaz boyu gençleri de ailelerini de kaosun ortasında bıraktı. Karma eğitim ile ilgili tartışmalar planlı şekilde sürdürülmekte. Karma eğitimin zararlı olduğuna dair akıl ve bilim dışı düşünceler yaygınlaştırılmaya çalışılıyor. Yaşamın kendi doğallığı, toplumsal iş bölümü ve evrensel çocuk hakları dikkate alındığında karma eğitimden vazgeçmek doğru değildir. Tüm bunlara rağmen karma eğitim dışı uygulamalarda ısrar etmenin ‘çocuğun okuyacağı okulun türünü seçme özgürlüğü’ ile açıklanamayacağı da ortadadır. Bursa’da bazı okullarda kayıt ücreti olarak 17 bin lira istendiğini biliyoruz. Hatta daha fazla kayıt ücretleri de telaffuz ediliyor. Bir taraftan da iktidarın imam hatip liselerine giden öğrencilere aylık burs verdiğini hatırlarsak insanların imam hatiplere nasıl yönlendirildiğini daha net fark ederiz. Kamusal eğitim, her çocuğun en temel hakkıdır. Tüm öğrenciler için eşit, parasız, demokratik, nitelikli eğitim olanakları sağlamak, genelde devletin özelde ise Milli Eğitim Bakanlığının sorumluluğundadır. Özelleştirmeyi destekleme politikalarına son verilmeli, bütçeden en büyük pay eğitime ayrılmalıdır. Çünkü bir ülke, nitelikli eğitim olmadan ülke sorunlarıyla başa çıkamaz, bağımsız ve özgür yaşayamaz. Bilimsel eğitim, eğitimin olmazsa olmazıdır. Öğretim programında temel referansımız bilim olmalı, protokoller eliyle eğitimin dinselleştirilmesi politikalarına son verilmeli, öğrencilere ve velilere rağmen gerçekleştirilen okullaşma politikası sonlandırılmalıdır. Bilimin, sanatın, sporun iç içe olduğu, öğrencilerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda kendini özgürce ifade edebildiği laik ve bilimsel eğitim politikaları hayata geçirilmelidir. Tüm bu sorunlar içinde boğuşan ve öğrencileri için her türlü ortamı olumlu hale dönüştüren eğitimci emekçisi arkadaşlarım ve öğrencilerimizin yeni eğitim-öğretim yılını kutluyorum. Öğrencilerimizle buluşmanın heyecanı içinde pazartesi ders başı yapacağız. Tüm veli, öğrenci ve öğretmenlerimize huzurlu ve başarılı bir eğitim öğretim yılı diliyorum” dedi.