Bursa Barosu: Kadına Yönelik Şiddeti Sona Erdirilinceye Kadar Mücadele Edeceğiz’

Bursa Barosu 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında: ’25 Kasım, kadına şiddete, aile içi şiddete, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, ayrımcılığa, kadının insan hakkı ihlallerine ve kadın haklarına, sorun giderilinceye kadar, dikkat çekme ve dayanışma günüdür’ dedi.

Dünyada da kadınlar büyük oranda şiddet ve istismara maruz kalmakta ve cinsiyetlerinden dolayı ayrımcılığa uğramaktadır diyen Bursa Baro Başkanı Gürkan Altun: ‘Ülkemizde, aile içinde, okulda, sokakta, toplu taşıma araçlarında, kamusal veya özel alanda şiddet olayları her geçen gün daha da artmakta yasal önlemlere rağmen mağdurlar yeterince korunmamaktadır. Türkiye’de yaşamının herhangi bir döneminde eşi veya eski eşi tarafından fiziksel şiddete maruz bırakılan kadınların oranı yüzde 39.3, yaşadıkları şiddeti kimseye anlatamayan kadınların oranı ise yüzde 48.5’dir. Ülkemizdeki istatistiki verilerin yeterince sağlıklı tutulamadığı gerçeğinin yanı sıra şiddeti bildirmeyenlerin oranının yüksekliği karşısında bilinenin de üzerinde kadının şiddete maruz kaldığı açıktır. Dünya Ekonomik Forumunun 2017 yılı verilerine göre Türkiye kadın-erkek eşitliğinin sağlanması bakımından, küresel cinsiyet eşitliği puanlamasında 141 ülke içerisinde 131.sırada yer almıştır. Uluslararası sözleşmelere, yasal düzenlemelere rağmen şiddetin önüne geçilememesi sorunun yasadan değil kamusal ve toplumsal zihin yapısının değişmemesinden kaynaklandığı açıktır’ dedi.
Arabuluculuk uygulaması teklifi kabul edilemez
Gündeme getirilen aile hukuku ve kadına yönelik şiddet konusunda uzlaşma ve arabuluculuk uygulaması teklifi kabul edilemez, hukuken mümkün de değildir diyen Altun: ‘İlk imzacısı olduğumuz ve 2014 yılında onaylayan ülkeler bakımından yürürlüğe girmiş olan İstanbul Sözleşmesi ile açıkça yasaklanmış olduğundan, arabuluculuk veya uzlaşma düşüncesinin kabulü halinde, uluslararası sözleşmenin ihlaline yol açacaktır. Ülkemizde şiddet haberleri magazinleştirilmekte, şiddete uğrayan kadınların bunu hak edip hak etmediği tartışılmakta ve şiddet toplumsal veya dinsel önyargılarla, ayrımcı devlet politikalarıyla meşrulaştırılmaktadır. Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak adına zihniyet değişikliği sağlanmadıkça kadına yönelik şiddet, ayrımcılık ve istismar son bulmayacaktır. Bu sebeple, öncelikle yasal mevzuatta düzenlenen, kadın erkek eşitliğinin toplumda sağlanabilmesi için, devletin, kadının ayrı bir birey olduğunu kabul ederek kadın politikalarının sadece aile üzerinden yürütülmesine son verilmesi, toplumun temelini oluşturan ailenin, haklara sahip olmada ve kullanmada eşit haklara sahip kadın ve erkekten oluştuğu bilinciyle hareket edilmesi gerekmektedir. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin ancak temel hak ve özgürlüklerin korunduğu bir ortamda korunup gelişebileceği, cinsiyet ayrımcılığının bir demokrasi meselesi olduğu unutulmamalıdır. Bursa Barosu olarak kadına yönelik şiddet, cinsel istismar, ayrımcılık ve kadının insan hakkı ihlaline yol açacak her türlü yasal düzenleme karşısında olduğumuzu, kadına yönelik şiddeti sona erdirilinceye kadar tüm kurumlarla işbirliği halinde mücadelemizi kararlıkla sürdüreceğiz’ dedi.