Bursa Barosu: ‘İdam veya hadım çözüm değildir! Çözüm zihniyetin değişmesidir’

Bursa Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı Av. Atakan Arar, “İdam veya hadım çözüm değildir! Çözüm zihniyetin değişmesidir. Zihniyet değişmediği sürece ve toplum bu konularda eğitilmedikçe idam, işlenen suçları azaltmayacağı gibi, hak hukuk adalet kavramlarını da gölgede bırakacaktır” dedi.
Son dönemlerde artan çocuklara yönelik fiziksel, duygusal, cinsel istismar olayları üzerine Bursa Barosu Başkanlığı’nda basın açıklaması yapıldı. Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan Altun ile yönetim kurulu üyeleri, önceki başkanlardan Av. Zeki Kahraman ile komisyon üyesi avukatların katıldığı toplantıda açıklamayı, Komisyon Başkanı Av. Atakan Arar okudu.
Arar, ”münferit, sapık, hasta insanların, idam ve hadım tartışmaları” ile adeta çözümsüzlük üreterek tartışılmaması gerektiğini söyledi. Evrensel değerlere uygun, bilimsel, çocuk hak ve özgürlüklerini esas alan, devletin yükümlülüklerinin belirlendiği, hukuk güvenliğinin sağlandığı, toplumsal değer yargılarını koruyucu yöntemler belirlenmesini isteyen Arar, şöyle konuştu:
Korkularımız üzerinden ayrışmayalım!
“Çocuklar üzerinden yaşadığımız korkularımız toplumsal ayrışmadan uzak siyasetler üstü benimsenmeli ve çözüm üretilmelidir. Can yakıcı çocuk istismarları tartışılırken dahi özelikle sosyal medyada herkes konunun esasından uzak anlık öfke ve ‘tarafgir’ bir dille konuşmaktadır. Oysa zaman, korkularımız üzerinden ayrışılacak zaman değildir. Unutulmamalıdır ki öncelikli sorumluluk devletindir, tüm kişi ve kurumlar farklı alanlarda çalışan meslek kuruluşları bir araya gelerek sorunun çözümü noktasında yol gösterici ve çözüm üretici olmalıdır.”
Av. Atakan Arar, öncelikle çocuğa dönük şiddeti önleme planları olması, bağımsız özgür düşüncenin gelişme ortamına sahip üniversitelerde bilimsel akademik çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi. Arar açıklamalarını şöyle sürdürdü:
Reçete: Bilim, eğitim, sanat
“Ciddi bir saha çalışmasıyla veri toplanıp değerlendirilmelidir. Riskler, nedenler belirlenmelidir. Eril cinsiyetçi söylem ortadan kaldırılmalı, çocukların evrensel değerlere uygun kız erkek birlikte eğitim almaları sağlanmalıdır. Dini referanslarla günlük yaşamın şekillenmesi, hukuki düzenlemelere gidilmesi, çocukların cinsel obje olarak değerlendirmelerinin önüne geçilmelidir. Hukuk güvenliği ve belirliliği sağlanmalı, vatandaşın aynı olaya aynı hukuksal korunmanın ayrımsız herkes için sağlanacağı inancı sağlanmalıdır. Fahiş cezalar sonucunda cezasızlık halinin ortaya çıkmasına engel olunmalı, adil yargılama ile evrensel değerlere uygun cezalandırma olmalıdır. Çocuğun korunması ile ilgili müdahale görevini de içeren idari kurumsal yapı olmalıdır. Sivil toplum örgütlerinin dernek ve vakıfların bağımsız çalışma yapmasına fırsat tanınmalıdır. Siyasi yakınlıktan uzak; çocukla ilişkide bulunan tüm kişi, kurum ve kuruluşların, fırsat eşitliğine, denetime, kurallara uygunluğu sağlanmalıdır. Ekonomik eşitsizlik ortadan kaldırılmalıdır. Bilimin, eğitimin, sanatın gelişiminin önündeki engeller kaldırılmalı, toplumun tüm katmanlarınca ulaşılabilir olması sağlanmalıdır.”
İdam, hak hukuk adaleti gölgeler!
Arar, hamasi söylemlerle çocukların önemini anlatmak yerine kamu ve özel kaynakların çocuklar yararına kullanımını sağlamak gerektiğine de dikkat çekerek, “Meselenin bütüncül çözümü için öncelikle yıllardır bekletilen Çocuğa Yönelik Şiddeti Önleme Ulusal Eylem Planı’nın çıkması ve uygulanmaya başlanması, bu alanda çalışan sivil toplum örgütleriyle ortak çalışmalar yürütülmesi ve bu çalışmaların kamu idaresi tarafından desteklenmesi gerekmektedir. Çocuğa yönelik şiddet 3-5 münferit olaydan ibaret olarak ele alınmadan, görünür olan ve olmayan çok sayıda şiddet türü ve vakasının mevcut olduğu ve tüm istismar hallerinin bir bütün olduğu, çok zaman iç içe geçtiği bilinciyle hareket edilmelidir.
İdam veya hadım çözüm değildir! Çözüm zihniyetin değişmesidir. Zihniyet değişmediği sürece ve toplum bu konularda eğitilmedikçe idam işlenen suçları azaltmayacağı gibi, hak hukuk adalet kavramlarını da gölgede bırakacaktır.
İdam ve hadım cezasının uygulandığı ülkelerdeki sonuçlara bakıldığında, tüm örneklerde görüleceği üzere bir şiddet türünün ortadan kaldırılması için asla çözüm yöntemi olmadığı net olarak görülecektir. Çocuğa yönelen her türlü istismar için çözüm: çocuğa özgü adalet, koruma ve rehabilitasyondur. Bu bağlamda şiddete şiddet ile karşılık vermek yerine çocukların korunması odağında bütüncül çözüm üretilmelidir diye konuştu.