Bursa Barosu: Hala cevabı verilmemiş sorular var

Bursa Barosu, Diyarbakır Barosu Başkanıyken öldürülen Tahir Elçi’yi ölümünün üçüncü yılında yazılı bir açıklama yaparak andı.

Cinayetin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen etkili ve hızlı bir soruşturma yürütülemediğini ifade eden Bursa Barosu, soruşturmada bugüne kadar hiçbir ilerleme sağlanamadığını da söyledi.

‘Cinayet hangi sebeplerle aydınlatılmıyor?’ sorusunu yönelten Bursa Barosu açıklaması şöyle:
“Cinayetin ardından tam 3 yıl geçti. Tahir Elçi’nin öldürülmesiyle birlikte savunma mesleğimiz ve Diyarbakır Barosu, çok değerli bir parçasını kaybetmiş oldu. Soruşturmanın devam ettiği bu süreçte 4 savcı ve 2 başsavcı değişmiş, vurulma anını gösteren herhangi bir görüntü kaydına ulaşılamamış, olay yerinde bulunan 30’u aşkın polisin silahlarında balistik inceleme yapılmamış, sokakta bulunan ve ateş ettiği görülen 4 polisin tanık sıfatı ile ifadesi alınmış ve fakat hiçbir şüpheli tespit edilememiştir. Karanlık odaklara hizmet eden bazı basın yayın organları da yaptıkları yayınlarla Tahir Elçi’nin sanki çatışma ortamında kalarak bir kaza kurşunu ile ölmüşçesine bir algı yaratarak soruşturmayı etkisizleştirmeye çalışmışlardır. Biz Bursa Barosu olarak, aradan geçen üç yıla rağmen Tahir Elçi cinayetinin hangi sebeplerle aydınlatılamadığını sorguluyor ve tarihsel sorumluluğumuz gereği de yetkili makamlara soruyoruz; Tahir Elçi’nin bedenini parçalayarak çıkan merminin kovanı neden bulunamadı? Olay yerinde keşif hangi nedenle ve olayın üstünden 6 aya yakın bir zaman geçtikten sonra yapıldı? Cinayetin potansiyel şüphelisi olabileceği düşünülen ve ellerinde silahla yaklaşık 50 metre ateş ederek koşan şahıslar, güvenlik güçleri tarafından nasıl etkisiz hale getirilemedi? Tahir Elçi’nin ölümüne sebebiyet veren merminin taksir ile dahi olsa, güvenlik güçlerinin silahından çıkmış olabileceği şüphesi neden değerlendirilmedi? Dosyada neden tek bir şüpheli dahi bulunmuyor? Dosyada dinlenenler hakkında, neden iletişim tespiti yapılmadı? Çevreyi gösteren güvenlik kamera kayıtlarının tümü neden toplanmadı, toplandı ise kayıtlarda tahrifat yapılıp yapılmadığı neden incelenmedi? Dosyanın potansiyel şüphelisi konumunda olduğu iddiasında bulunulan 2 kişi şu an nerede? Neden yakalanamadılar ve ifadeleri alınamadı? Soruşturma dosyası yoksa Daimi Arama ve Zamanaşımı Bürosu’na mı gönderilecek? Bu duruma göz mü yumulacak? Diyarbakır Barosu Başkanlığı’nın soruşturmanın genişletilmesi yönündeki talepleri neden karşılanmıyor?

Bu kadar uzun bir sürede, kamuoyunu tatmin edici hiçbir işlem yapılamamış olması kabul edilemez. Temel hak ve hürriyetler arasında, diğer tüm hakların kullanılabilmesinin tek koşulu olan, yaşama hakkı Anayasa’nın 17. maddesi ile güvence altına alınmıştır. Tahir Elçi cinayeti adalete ve fikir özgürlüğüne yönelik bir saldırıdır. Tahir Elçi ile birlikte eşzamanlı olarak Anayasamızın 17. maddesi ve 26. maddesi de katledilmiştir. Bilinmelidir ki bu dava, kalbinde sevgiyi yaşatan herkesin davasıdır. Tahir Elçi, “silahlar sussun” dedi, susmadı. “Şiddet son bulsun” dedi bulmadı. “Ölümler olmasın” dedi, Tahir Elçi’yi vurdular. Adaletin er geç yerini bulacağına, katillerin hakettikleri cezayı alacaklarına, yine barışın, kardeşliğin ve hukukun üstünlüğü ilkesinin kazanacağına inancımız sonsuz. Bursa Barosu olarak Tahir Elçi’nin acılı eşine, 2 çocuğuna ve tüm sevenlerine bir kez daha başsağlığı diliyoruz.”