Bursa Barosu Başkanlığı: Medeni Kanun’un 92.yılını kutladı

Bursa Barosu Başkanlığı, Medeni Kanun’un TBMM’de kabul edilerek yürürlüğe girmesinin 92. yıldönümünü yaptığı yazılı açıklamayla kutladı.

Bursa Barosu Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada; “İlan edildiği ilk günden bugüne neredeyse bir asırdır Cumhuriyet’le hesaplaşma kaygısı içerisinde olan bazı meczuplar Cumhuriyet’in, Medeni Kanunu İsviçre’den aldığını, milli olmadığını, Türk aile ve toplum yaşamına uygun olmadığını söyleyerek küçümsemeye ve adeta dalga geçmeye çalışa gelmiştir. Genç Cumhuriyet’in kurulduğu 29 Ekim 1923’den sadece 2 yıl 3 ay 19 gün sonra çıkardığı yasa, TBMM’nin 1 Ocak 2002 tarihinde yaptığı değişikliğe kadar 76 yıl boyunca değişmeksizin güncelliğini korumuştur. 2002 yılında da tamamen değiştirilmekten çok, ruhu ve özü aynı kalmakla birlikte çağın gerekleri gözetilerek, yenilenmekle yetinilmiştir. Görüldüğü üzere Türk Medeni Kanunu yurttaşlarımızca o kadar benimsenmiştir ki 92 yıl dimdik ayakta kalmış ve ilelebet kalmaya da devam edecektir. Çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmayı hedefleyen Türkiye Cumhuriyeti’nin temel devrimlerinden biri olan Türk Medeni Kanunu’nun kabulü ile birlikte; Evlilikte resmi nikah zorunluluğu getirildi. Ailede kadın-erkek eşitliği sağlandı. Tek eşle evlilik esası getirildi. Kadınlara, istedikleri mesleğe girebilme hakkı tanındı. Mahkemelerde tanıklık yapma, miras ve boşanma konularında kadın-erkek arasındaki ayrım kaldırılarak eşit hale getirildi. Patrikhane’nin din işleri dışındaki yetkileri kaldırıldı. Yine Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün doğal sonucu olarak kadınlara; 1930’da belediye seçimlerine katılma, 1933’te muhtarlık seçimlerine katılma, 1934’te milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınması gibi siyasal alanda da haklar tanınmıştır” denildi.

Haklarımızı yok saymak isteyen tüm sistemlere karşı mücadele edeceğiz

Açıklamanın devamında şu sözlere yer verildi; “Cumhuriyet, Medeni Kanun ile kadın ve erkek arasında ekonomik ve sosyal eşitliği sağlamak, ailenin kuruluş ve işleyişini çağdaş kurallara bağlamayı hedeflemiştir. Ülkemiz açısından en büyük hukuk devrimi olan Medeni Kanun ve beraberinde getirdiği hukuk sistemi ve bu sistemin çerçevesini çizdiği toplumsal düzen bazı çevrelerce maalesef ilk günden bugüne değin özümsenemediği gibi, itibarsızlaştırmaya çalışılmıştır. Günümüzde de çok hukukluluk provaları yapılmakta, bu kapsamda müftülere resmi nikah yetkisi verilerek adeta imam nikahı teşvik edilmektedir. Gelenek ve görenek kisvesi altında çocuk yaşta evliliklerin teşvik edilmeye ve bu şekilde gerçekleşen cinsel istismar vakıaları da olağan gösterilmeye çalışılmaktadır. Kadın ve kız çocuklarının birey olarak görülmediği, kadına ve çocuğa yönelik her türlü şiddetin görmezden gelinerek onaylandığı bu sömürü sistemi karşısında haklarımızı yok saymak isteyen tüm sistemlere karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.
Bursa Barosu olarak hak ve yaşamlarımızı borçlu olduğumuz Cumhuriyet’e ve devrimlerine ilk günkü gibi sahip çıkmaya devam edeceğimiz.”