Son Haberler

Bursa Adliyesi’nde saldırıya uğrayan avukatlar için ÇHD’den dayanışma

16 Mart 2016

Bursa Adliyesi’nde geçtiğimiz yaz aylarında başlatılan avukatların ayrı giriş uygulaması, dün(15 Mart) 2 avukatın polis tarafından fiziki müdahalelerle adliye dışına sürüklemesine kadar vardı. bir avukatta Bursa Adliyesi Ataevler Ek Hizmet Binası’na giriş yapmaya çalıştığı esnada görevli polislerin sözlü tacizine maruz kaldı.

Geçtiğimiz yaz aylarında Bursa Adliyesi’nde savcı-hakim girişi ile avukat girişlerinin ayrılması adliyeye her gün giriş yapan 2 bin 500’e yakın avukatı mağdur ediyor. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ‘güvenlik gerekçesi’ olarak gösterdiği uygulamayla avukatlık mesleğinin onurunu zedelemeyi sürdürüyor.

Dün(15 Mart) Bursa Adliyesi girişinde 2 avukat kapıdaki polis tarafından fiziki müdahalelerle adliye dışında sürüklendi. Bursa Adliyesi Ataevler Ek Hizmet Binası’nda da bir avukat giriş yapmaya çalıştığı esnada görevli polislerin sözlü tacizine maruz kaldı. Avukatlara yönelik polis taciz ve saldırılarına karşı bugün Çağdaş Hukukçular Derneği Bursa Şubesi saldırılara karşı gerekli hukuki mücadeleyi vereceklerini açıkladı.

ÇHD Bursa Şubesi’nin konuya dair açıklamasının tam metni:

“Kamuoyunda da bilindiği üzere Bursa (Merkez) Adliye girişlerinde meslektaşlarımız, çalışmayan tek bir turnikeyle adliyeye giriş yapmaya mahkum edilmiştir. Yaklaşık 2500 avukatın görev yaptığı Bursada meslektaşlarımıza yönelik bu yanlış uygulama bir çok sorunu da beraberinde getirmiştir. Aynı uygulamanın bir benzeri Ataevler (Ek Hizmet Binası) Adliyesinde de başlamış ve yine hepimizin malumu olduğu üzere personel , kollluk ,hakim ve savcılar dilediği gibi adliyeye giriş yapabilmekteyken söz konusu avukatlar olunca güvenlik hatırlanmakta ve kimlik kontrolü yapılmadan geçişe izin verilmemektedir.

Bursa Cumhuriyet Başsavcıclığına yazılı başvuru yaparak bu uygumanın nedenlerini sorduğumuz ve karşımıza her zaman olduğu gibi “güvenlik” gerekçelerinin ortaya konduğu tüm Bursa Barosu avukatlarının malumudur. Sorunun çözülebilmesi için Bursa Barosuna yazılı ve sözlü başvuruda bulunmuş olmamıza rağmen Bursa Barosu Yönetimi mesleği ve meslektaşlarını savunma konusunda sınıfta kalmıştır.

Adliye girişlerinde meslektaşlarımıza yönelik bu uygulama son olarak dün (15.03.2016) iki (2) meslektaşımıza haddini bilmez bir polisin fiziki müdahalesine kadar vardırılmıştır. Adliyede “herkesin” güvenliğini sağlamakla görevli bir polis memurunun, tüm gün boyunca kapı önünde beklemekten başka ne işe yaradığını dün yaşanılan olayla tekrar görmüş bulunmaktayız. Bu memurun avukatlık mesleğine ve meslektaşımıza karşı bu denli özgürce gerçekleştirdiği davranışların hesabı sorulmalıdır. Adliyeler avukatlara dar edilmeye çalışılırken; işgüzar bir polis memurunun davranışları kuşkusuz bu kara zihniyetin temsilidir. Meslektaşlarımıza hukuksuzca, nefretle ve anılan bu kara zihniyetle doknumaya kalkan kim olursa olsun karşısında mücadele edeceğiz. Gerekirse hesabını soracağız.

Meslektaşlarımıza yönelik bu saldırı Türk Ceza Kanunundaki tanımıyla “görevi yaptırmamak için direnme” suçunu oluşturmaktadır ve gerekli başvurular saldırıya uğrayan meslektaşımız tarafından yapılacaktır. Bu nedenle tüm meslektaşlarımızı , mesleğe ve mesleğin onuruna aykırı bu uygulamaya karşı çıkmaya, dayanışma içerisinde olmaya davet ediyoruz. Saldırıya uğrayan meslektaşlarımıza geçmiş olsun diyor ve bu davanın takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.

Yine dün (15.03.2016) tarihinde bir başka meslektaşımız Bursa Adliyesi Ataevler Ek Hizmet Binası’na giriş yapmaya çalıştığı esnada görevli polislerin sözlü tacizine maruz kalmıştır. Hakim ve savcıların bulduğu her boşluktan rahatlıkla giriş yapabildiği adliyeye yargının kurucu unsurlarından olan avukatların “çipli kartlarını” okutarak girmeye zorlanması ayrımcı zihniyetin zaman içerisinde genç meslektaşlarımız tarafından kanıksanması hedefiyle yapılmaktadır. Avukat mesleği zorbalığın karşısında hala dimdik ayakta durmaktadır. Mesleğimize yapılan tüm saldırıların esaslı sebebi budur.

Bu günden itibaren tarafımıza karşı uygulanan baskı ve zorbalık artacaktır. Her gün yeni bir örnekle öngörülerimizi tecrübe edeceğimizin farkındayız. Avukatların adliyeye giriş çıkışlarının kontrol edilmesi, avukatların adliyelerden uzaklaştırılması; mesleki saygınlığın yitirilmesi ve insanlık tarihi kadar eski savunma hakkının kullanılmasının önünün kapanması içindir. Savunma hakkının kullanılmadığı; avukatlık mesleğinin baskılandığı ülkelerde faşist yönetimler dilediğince insanlık suçu işleyebilir. Bu konuda tüm meslektaşlarımızın tarihi sorumluluğu doğmaktadır. Tüm Bursa Barosu avukatlarını ve özellikle genç meslektaşlarımızı, iş bu uygulamaların karşısında saf tutmaya; mücadelemizi büyütmeye ve mesleki saygınlığımızı tehditten kurtarmaya davet ediyoruz.

Çağdaş Hukukçular Derneği Bursa Şubesi”

BursaMuhalif.com

Yoruma kapalı.

Scroll To Top