Bir Fidan Osman Nuri Uzunlar – Atilla Sağım

Tarih 9 Ekim 1978

Bursa Yenişehir

Gündoğan Mahallesi

Yenişehir’de eskiler bu mahalleye çipillik derdi.

Tahirağa İlkokulu 4/B sınıfı öğrencisiydim, okullar açılalı henüz bir ay olmamıştı, Öğretmenimiz Erol Bingöl’dü.

Öğleden sonra ikinci ders sıralarıydı birden sınıfın kapısı hışımla açıldı. İlkokula başladığımda ilk öğretmenim Yüksel Toksöz bir hışımla içeri girdi ve öğretmenimize ne söylediyse aynı hışımla sınıftan birlikte ayrıldılar, daha sonra pencereden gördüğüm kadarıyla okul muavinimiz Şükrü Kaçar başta olmak üzere birçok öğretmen hemen okulumuzun yanında bulanan kahvehanelere doğru koşuyorlardı, bizim için ders boş oyun zamanıydı.

Akşamüstü olup okuldan çıkınca kahvehanelerin önünün kalabalık olduğunu gördüm, iki kahvehane vardı o zamanlar bizim çipillikte biri Reis Mustafa’nın diğeri Sait amcanın. Yaşlılar Reisin gençler ise Sait amcanın kahvesinde otururlardı. Biz yaşlıların olduğu yere giderdik okul öncesi ve sonrası çünkü dedelerimiz orada otururdu harçlık almak kakao ve oralet içmek için.

Her zaman olduğu gibi okul çıkışı ilk adresim ananemlerdi evleri okula çok yakındı akşam sofrası bize göre daha zengin olduğu için davete gerek duymadan rahmetli Nursel teyzemin yanına çöktüm, ilk duyduğum birilerinin telle ve havluyla boğularak öldürüldükleriydi. Yemek sonrası ahali evde toplanınca herkesin bir kere zikrettiği İbrahim’e (Uzunlar) yazık olduğu sözüydü.

Ertesi gün okula giderken ananem sıkı sıkı tembih etti sakın okuldan ayrılmayın anarşistler birbirini öldürmüş yoksa size de zarar veririler dedi anlamdım açıkçası he he dedim tuttum okulun yolunu, okulda neredeyse hiç öğretmen yoktu, okula yakındı İbrahim Uzunların evi, ister istemez çocukluk merakı bir anda o bölgeye odaklanıyordu.

Sınıf arkadaşım Ömer Alefli’nin (Kabasakal) evi tamda sonradan öğrendiğimiz Ankara Bahçelievler’inde katledilen Osman Nuri Uzunlar’ın oradaydı, hemen Ömer’in yanına gitme bahanesiyle okulumuza yaklaşık beş yüz metre uzaklıkta ki kalabalığın yanına gittim, ne göreyim okulun tüm öğretmenleri neredeyse oradaydı.

İbrahim amca (Uzunlar) saraçlıktan yetişmiş kundura ustasıydı, esnaflar arasında usta diye anılan mahallemizde ise sevilen komşulardan biriydi mizahi yönü olan herkesle konuşabilen çağının ötesinde düşüncelere sahip biriydi. Yıllar sonra aklımız daha ermeye başladığında çok kereler sohbet ettiğim genelde oğlunun mezarında gördüğüm gözyaşlarını içine döken yine de neredeyse her gün oğlu Osman Nuri Uzunların mezarını temizleyen bir baba.

2010 yılında İbrahim amcayı kaybettik Yenişehir’in esnafları tüm mahalle son yolculuğunda yalnız bırakmadılar İbrahim ustayı.

Osman Nuri Uzunlar lise yıllarında Yenişehir Kültür Derneğinin aktif üyeleri arasına katılır sonraları Türkiye İşçi Partisi kurulur ve görev alır. Osman Nuri etrafında sevilen alçak gönüllü mahallede efendiliği ile tanınan bir genç olarak bilinir, mahalle arkadaşları hala ondan bahsederken iyilikle bahsediyorlar.

Osman Nuri Uzunlar 6 Ekim 1978 sabahı Yenişehir’den babası İbrahim Uzunların gitme ısrarlarına rağmen Ankara’ya gider Hacetepe Üniversitesi İstatistik Bölümünde tek dersi kalmıştır.

7 Ekim 1978 günü Ankara’da iki ülkücü öğrenci katledilir. Ankara Ticaret ve Turizm Yüksek Öğretmen Okulu öğrencisi Süleyman Tümay, aynı okuldan arkadaşı Yusuf Yekeler Harmanönü semtinde alışveriş merkezinden çıkarken kimliği belirsiz kişilerce katledilirler, Ankara’da gerginlik had safhaya çıkar. Daha sonraları Bahçelievler katliam sanığı Haluk Kırcı “7 TİP’li genci intikam için öldürdük” ifadesini kullanır.

Osman Nuri Uzunlar 8 Ekim 1978 tarihinde Ankara Bahçelievler 15. Sokaktaki 56 numaralı apartmanın 2. Dairesinde saat 22.50 sularında arkadaşlarıyla birlikte katledildiğinde henüz 21 yaşındaydı.

O günlerde bizim mahallede neredeyse herkesin elinde katliamı yazan gazeteler vardı, pek okumayan mahalle olarak oldukça meraklıydık sanırım ilk o zaman görmüştüm katliam resimlerini ve hiç unutmadım aradan geçen kırk yılda. Şimdi aynı mezarlıkta benimde yakınlarım yatıyor ne zaman gitsem mezarlık girişinin hemen solunda Osman Nuri Uzunların mezarını görürüm ve geçmişte yaşadıklarımı ve hiç unutmadığım o fotoğraflar gelir gözümün önüne.

Her gün evladının mezarını temizleyen İbrahim amca yok artık evladına 8 yıl önce kavuştu ve aynı yerde baba oğul birlikte yatıyorlar.

Türkiye öyle bir neslini sağ sol çatışmalarında kaybetti ki aradan kırk yıl geçti hala o nesil gibi okuyan sorgulayan dünyayı tanımak isteyen ve bağımsızlığı her şeyin üstünde tutan nesiller yetiştiremedi.

Ne acı bir geçek.

Tele16.com’da yayınlanmıştır