Aydın-Yazar İsmail Beşikçi ÇGD Lokalindeydi

Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi ve Bursa Barosu’nun ortaklaşa düzenlediği “Yaşananlar Boşuna Değil-Perşembe Söyleşileri” Sosyolog -Yazar İsmail Beşikçi’yle devam etti. İsmail Beşikçi, moderatörlüğünü Gazeteci Mehmet Ali İnan’ın yaptığı “Geleceğini Belirleme Hakkı, Kürtler ve Referandum” konulu söyleşide Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY),  kararıyla 25 Eylül 2017’de gerçekleşen Irak Bağımsızlık Referandumu’nun değerlendirmesini yaptı.  

7 Haziran 2017’de Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin 25 Eylül 2017’de “Referandum yapacağım”  açıklamasının ardından yaşananları aktaran İsmail Beşikçi;  “Bu açıklamadan sonra başta Irak olmak üzere İran, Suriye ve Türkiye tepki gösterdi.  Kararın geri çekilmesinde ısrarcı olan devletler arasında ABD, Almanya ve Fransa da vardı.  Birleşik Devletler, İslam Konferansı’nda bu görüşü destekledi. Bu devletler ve kuruluşlar “Referandumu geri alın”  çağrısıyla Kürtlere şunu demek istediler: “Kürtler kendisi gelecekleri belirleme hakkına sahip değildir. Kürtlerin geleceğini biz belirleriz. Nedeni ise Kürtler geri bir halktır, Kürtleri başkaları yönetmiştir. Kürtler adına biz karar veririz” demek istediler. 25 Eylül 2017 Referandum kararının alınması ve gerçekleştirilmesi çok önemlidir” dedi.

“Irak yönetimi kendisini sorgulamalı”

Referanduma yüzde 72 katılım gösteren Kürtlerin“ Kuzey Irak Kürdistan Bölgesi ve Irakta bu bölge dışında kalan Kürt yerleşimlerinin bağımsız bir devlet olmasını istiyor musunuz?” sorusuna yüzde 93’le “Evet” dediğini hatırlatan Beşikçi, referandum kararının alınması ve zamanında gerçekleştirilmesinin önemli olduğunu vurguladı. İsmail Beşikçi, “Irak yönetimiyle birlikte Türkiye, Suriye, Amerika, Rusya gibi devletlerin konuşmadığı bir konu var.  Referanduma yüzde 72 katılım ve yüzde 93 ‘Evet’ oyunun kullanılması. Çok demokratik bir süreç. Yüzde 93 onayın alınması sonrasında Irak Yönetimi’nin kendini sorgulaması gerekiyor. Bunun yanında Avrupalı devletler de bunu hiç değerlendirmedi ve sorgulamadı” dedi.

Referandumun ardından konuşulmayan bir diğer konunun ise Irak Anayasası’nın 143. maddesi olduğuna değinen Beşikçi, “143. Madde’de Kürdistan’dan koparılan alanlarla ilgili Irak yönetimi tarafından 3 yıl içerisinde bir nüfus sayımı yapılması o sayıma göre Kerkük ve Kürdistan’dan koparılan alanlar Kürt Bölgesi’ne veya Merkezi Irak Yönetimi’ne bağlanacak ifadeleri yer alıyordu. Kürtler nüfus sayımının yapılması için başvurularda bulundular. Bunu Irak Yönetimi gerçekleştirmedi” dedi.

“100 yıllık sorun”

Kürt sorununa açıklık getiren Beşikçi şu ifadeleri kullandı: “1920’lerde Milletler Cemiyeti döneminde Kürtlerin ve Kürdistan bölünmesi parçalanması ve paylaşılması ve Kürtlerin bağımsız devlet kurma haklarının gasp edilmesi sorundur. 100 yıllık sorundur. Çözümü gecikmiş bir sorundur.  1920’lerde dönemin iki emperyal gücü İngiltere ve Fransa bir de Ortadoğu’nun iki köprü devleti Osmanlı İmparatorluğu ile İran İmparatorluğu işbirliğiyle Kürtlerin Kürdistan’ın bölünmesi, parçalanması ve paylaşılmasını gerçekleştirdi” dedi.