Son Haberler

Akla karayı yaşamak deyince..! – Mustafa Şen

26 Ekim 2014

Kötüyü siyah, mutluluğu beyaz tanımlar. Beyazla gülmüş siyahla ağlamışızdır! Mutluluk hep tarih boyunca beyaz renklerle ifade edilmiş ve yaşama dair ‘umudun rengi’ olmuştur. Savaşların, felaketlerin karanlıkları hep kara yazgıyla bir not düşmüştür tarihe.12 Eylül bıçak gibi bölmüştür ülkemizin aydınlık yüzünü. Beyaz bir dönem karartılarak önce DİSK kapatılmış 12 yıl süren hukuk mücadelesi sonunda haklı olduğu davayı kazanmıştır.

İşte karanlık bir dönem işçi sınıfının beyaz sayfasına kara bir not düşüvermişti.! CIA desteği altında 12 eylül cuntası kanlı darbeyi yapmış ve işçi sınıfının haklarını, yeni yasalarla elinden almıştır. MESS, TİS, TİSK, işveren sendikaları, askeri konsey emirlerine amade olduklarını bildirmişler, iktisadi kalkınma planları altında, işbirlikleriyle emekçilere ağır reçete yaşatmışlardır.

MESS, Turgut Özal dönemiyle Başbakan ve Cumhurbaşkanlığı makamı üzerinden devlet yönetimine oturup, ülkenin geleceğini tahakküm altına almak istemiştir. Bugüne kadar sermaye yanlısı iktidarlar ile oluşan politikalar ve kabul edilen yasalar, işçiye ağır ekonomik şartlar dayatmakta ve sosyal çöküşü hızlandırmaktadır. İşçi sınıfının geçim şartları ve yaşam kalitesi ortadadır. Bu düzen ’’sömürü ve yoksulluk’’ düzenidir.! Peki bugüne dair görünen tablo nasıldır ve MESS işveren sendikası olarak bugün neyi amaçlamaktadır.?

23 Ekim 2014 – MESS-T.M. 4.Oturum sonrası gelişmeler ve değerlendirmeler :

NOT : MESS-T.M. görüşme süreçlerini 3. Oturum dahil facebook.com duvarımda değerlendirme ve yorumlarımı yayınlamıştım.

MESS Grup Toplu İş Sözleşmesinde 4. görüşmeden çıkan sonuçlar, metal işçilerinin sosyal ve ekonomik beklentilerini karşılamak şöyle dursun, Türk Metal ile yürütülen görüşmelerin işçiler için, iç açıcı olmadığı anlaşılmaktadır. MESS yine kara tabloyu masaya getirip ucuz, güvencesiz yaşamı bizlere (metal işçilerine) layık görmektedir. Buna rağmen Türk Metal ne yapıyor ne gibi bir yol izliyor?

Bir defa Türk Metal’in hazırladığı müzakere edilen taslak, metal işçilerini ve üye tabanını temsil etmemektedir. İşyerlerindeki ücret dengesizliğini, sosyal hakların yetersizliğini çözmediği gibi, bir sınıfsal gelişime doğru yönünün olmadığı da açık ve nettir. Bu gözlem ve değerlendirmelerle, üye tabanının sesi olmayı başaramayan T.M’nin müzakere ettiği taslak maddeleri, antidemokratik yapısal işleyişin bir yansıması sonucunda, ’’fabrikalardan özel kadrolarıyla’’ hazırlandığı çok açık ortaya çıkmaktadır.!

Tipik bir sarı sendika anlayışı ve sözleşme mantığıyla, işçilerin özellikle toplu sözleşme dönemlerinde birlikte hareketini engelliyor. Kayıba uğrayan sadece kendi üye tabanı olmayıp, işveren ve siyasi otoriteye verdiği tavizlerle ayrıca işçi sınıfının bir bütün olarak hak mücadelesinde mevzi kazanımını zorlaştırıyor. Metal iş kolunda sorunları ve çözümleri tartışmak görüşmek yerine, 12 eylül yasalarının arkasına sığınmacı politikalarla Türk Metal, üyelerine samimi olmuyor ve işçinin güvenini sürekli kaybediyor. Peki Türk Metal’in MESS 4. Görüşmesinde ne oldu? MESS’in hangi talepleri sonrasında ‘’uyuşmazlık’ tutuldu? Burayı bir açalım..

1-MESS geriye doğru gerçekleşen % 3,78’lik enflasyon oranını, T.M’nin %14 talebine karşılık, ilk altı ay ücret zammı  olarak sundu.

2-Diğer altı aylık dilimleri toplu pazarlık gelişmelerine istinaden müzakere edeceğini bildirdi.

3-Yakacak, bayram ve izin harçlığından oluşan üçlü paket için sosyal haklar %20 T.M talebine karşılık MESS % 9,54 yıllık enflasyon oranı kadar zam teklifini iletti.

MESS-T.M. Arasında yürütülen Toplu sözleşme görüşmelerinde 53 madde üzerinde uzlaşılamadığından uyuşmazlık tutularak arabuluculuk süreci işlemeye başlamıştır.

Hatırlanacağı üzere bir önceki dönem olan 2012-2014 sözleşmesinde arabuluculuk süreci uzlaşmazlıkla sonuçlanmış ve T.M. genel merkezi üzerinden merkez yönetim kurullarının grev kararı aldığını tüm ülkeye duyurmuştu.! Oysa arabulucu görevi tamamlaması sonrası uzlaşı olamadığında, tutanak tarihi itibariyle, 6356 sayılı kanun gereği 60 gün yasal süreç işlemektedir. Eğer T.M. merkez Yönetim Kurulları resmi olarak grev kararı o dönem gerçekten alabilmiş olsaydı ve buna rağmen greve çıkmama durumunda işyerlerine ait sözleşme yetkileri düşmüş oluyordu.!

O halde önceki dönem sözleşmede birkaç işyerinde grev kararlarının asılması sadece bir aldatmaca olmuyor mu? Tüm yaşananlar ’’İşçiye çölde serap göstermekten başka bir şey değildir.’’

Gelelim bu döneme…

Bugüne kadar yaşanan süreçler bizlere göstermektedir ki Türk Metal yine işçisiz MESS yollarına düşmüş, yine işçilere bir bayram sürprizi yada gece yarısı operasyonlarına doğru yol almaktadır. Sadece sermaye ile değil aynı zamanda AKP iktidarına yüzünü dönerek ‘’beraber yürüdük biz bu yollarda’’ şarkısını da söyler gibi bir yönetim taktiği içindedirler.

23 Ekim 2014 sonrası uzlaşmazlık sürecine girilmesiyle, işçinin karşısına çıkmaya, kitlesel eylem ve etkinlik yürütmeye çekinen, basın ve kamuoyuyla bilgi paylaşmayan Türk Metal hala işçi sendikası olduğunu fark edememiştir.! Fabrikalarda oluşan tepkileri tehdit ve işten atmalarla bastıran MAKO’da 30 üzeri işçinin tazminatsız atılmalarına göz yuman, işe iade davasını bile açamayan, bir kurum sadece patronların işini kolaylamaktadır.! Şimdi soruyorum Türk Metal üyesi işçi kardeşim.!

Bağlı olduğunuz ‘’sözde sendika’’ sizlerin hakkını savunmak şöyle dursun, yoksa Türk Metal kurum olarak birileri için (!) bir amaç mıdır? Zengin sınıfların hakimiyetiyle, işsizliğin, sefaletin arttığı; eğitim, sağlık, adalet gibi yaşam haklarının zayıflatıldığı bir ülkede yaşamaktayız.!

Yolsuzluk ve rüşvetin büyüdüğü, uyuşmanın, çürümenin, yozlaşmanın yaşandığı bugünkü kapitalist düzen, işverenleri hergün büyütmekte, işçi sınıfını ise banka ve tefecilere muhtaç etmektedir. Soruyoruz peki çözüm nedir.?

Çözüm yine her zamanki gibi bu sözleşme dönemi içinde birleşik mücadeledir. Metal işçileri korkularını kaygılarını bir kenara bırakıp, sendikamızla buluşmalı, ilişkilenmeli ve fabrikalarında çelikten bir yumruk olmalıdır.(!) Unutulmamalı ki Birleşik Metal İş sözleşme taslağı tüm metal işçileri adınadır.

DİSK’in ilkeleri olan ‘’Söz karar tabanındır, hak verilmez alınır!’’ sözlerimizle yazımızı tamamlayalım.

Saygılarımla…

Yoruma kapalı.

Scroll To Top