Gençler

1 Mayıs Emek-Mücadele ve Enternasyonel Dayanışma Günüdür – Mustafa Şen

1 MAYIS EMEK-MÜCADELE ve ENTERNASYONEL DAYANIŞMA GÜNÜDÜR.! ÇAĞRIMIZ EZİLEN YOKSUL EMEKÇİ SINIFLARIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE ONURLU MÜCADELESİ İÇİNDİR..!

…..taşeron bir işçiyim ben. Hani şu fabrikalarda her işe koşturulan, ne iş olursa yaparım abi diyen.!!Adı sanı bilinmeyen.!Ücrete gelince üç kuruşa muhtaç edilen bir taşeronum ben.!

…..tektstil ve metal ve maden işçisiyim ve  yapı işçisiyim ve yetmez tersane işçisiyim.. hani şu güvencesiz primi bile ödenmeden alınteriyle onurlu yaşam uğruna köle pazarına sürülen ve kanı içilen.! Zincirlerini kırınca özgürlük hak ve ekmek uğruna hani şu kovulan cinsten..! Bir makina vidası kadar değeri olmayan, bir can pazarında işçiyim ben..

…..bir kadınım ben tarlada kavrulan ve makinalarda ömür tüketen.. Evde hizmet eden ve doğuran, yidiren, besleyen büyüten bir ANAyım ben.. Patronların doğum pazarlığı yaptığı bir işçiyim ve doğurduğunda kovulan ve hakaret edilen işçiyim ben..

….ahmetim ben henüz 15 inde bir çocuk işçiyim.! Baharında solan bir çiçek ve kayan bir yıldızım canhıraş bir düzende.!!

….tarlada bir küçük kızım, kardelenim ben ve en devrimcisinden.! ve yevmiyesi 10 liralık bir işçiyim  ağalar düzeninde.! Oynamadan henüz bebeğiyle, taze bir gelin ve canı kıyılan bir bedenim yıkılası bir düzende..

…. hakkını ararken vurulup düşenim ben.! İstanbul’da Berkin’im Mehmet Ayvalıtaş, Eskişehir’de Ali İsmail Korkmaz’ım, Ankara’da Ethem Sarısülük, Hatay’da Abdullah Cömert, Hatay’da Ahmet Atakan, Lice’de Medeni Yıldırım ve yedi 7 can yetmez mi? 7 ana ve 7 baba düştü toprağa yaşarken öldü evlatlarıyla hepsi birden.! Yetmez mi bunca ZULÜM-KAN-GÖZYAŞI.! Yetmedi mi  AVM’ci sermayenin bize ettikleri?

Bir betimlemeyle sınıfsal sorunlarımıza, diğer bir deyişle yaralarımıza dokunmak istedim.! Yaşadıklarımız ve gördüklerimizle Cumhuriyet döneminin en ileri bir sömürü düzeninin oluştuğuna tanık olmaktayız. Sermayenin yönettiği bir sömürü düzeni bizden hep istiyor.! Dünde istiyordu.! Kişilik haklarımızı, kültürümüzü, inançlarımızı, kimliklerimizi, namus ve onurumuzu (!) bizde olan tüm değerleri istiyor.! Çılgınca, hunharca hep isteyecek.. Ailemiz canımız çocuklarımız onlarıda hep istiyorlar.YOKSULLUK-İŞSİZLİK-ENFLASYON işçiyi eritiyor ve vicdanlar SUSUYOR.!! Nedendir bu SESSİZLİK.?

İşçiler, köylüler, öğrenciler, kadın emekçiler ve bir simitlik yaşama mahkum edilen emekliler.. Neden 1 Mayıs? Neden alanlardayız? Neden alanlar dolmalı? Anlatabiliyormuyum? Yoksa yetmedimi bunca zorba düzenin bizlere ettikleri.! Fabrikalar, köylerimiz ve evlerimiz boşalsın artık alanları ve safları sıklaştıralım.! Şimdi tam zamanı.! Bugün değilse ya ne zaman?

KAPİTALİZM, KÜLTÜREL DEĞERLERİN YIKILDIĞI, ADALETİN ÇÜRÜDÜĞÜ VE İNSANLIĞIN PARAYLA SATILDIĞI ACIMASIZ ZENGİN SINIF (BURJUVA) EGEMENLİĞİDİR.! YAŞANABİLİR BİR DÜNYA DÜZENİ SADECE SOSYALİZM İLE MÜMKÜNDÜR. YOKSUL ULUSLARIN TEK GÜVENCESİ VE TÜM GENİŞLETİLMİŞ HAKLARI ANCAK EMEKÇİ SINIFLARIN DEVRİMİYLE MÜMKÜNDÜR..ÜLKEMİZDE BAĞIMSIZ SINIF MÜCADELESİNİN TEK ADRESİ ‘’DEVRİMCİ İŞÇİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU’DUR’’. TÜM EMEKÇİ YIĞINLAR, BİRLEŞİK MÜCADELE İÇİN, İŞ-EKMEK-ÖZGÜRLÜK İÇİN,SINIF MÜCADELESİ VE ENTERNASYONEL DAYANIŞMA İÇİN 1 MAYISTA  ALANLARDAYIZ.!

Mücadelenin şöyle bir tarihsel köklerine, beslendiğimiz derinliklere bir yolculuğa çıkalım dilerseniz..

Untitled

Yıl 1 Mayıs 1886. Yer Amerika-Chicago ve birçok eyalette genel greve gidilecek ve işçiler o günden sonra 8 saatten fazla çalışmayacaklardı. İŞÇİ SINIFI adına Temel slogan şuydu: sekiz saat çalışma, sekiz saat dinlenme, sekiz saat canımız ne isterse..! Fabrika bacaları tütmesin.! Fabrikalar terk edilsin. Alanlarda 150 yıl önce İNSANCA ONURLU YAŞAM İÇİN CANVEREN, güneşin çocuklarının MÜCADELE GÜNÜDÜR 1 MAYIS.!

SINIF öncülerinden August Spies 1893 de mahkeme salonunda şöyle haykırıyordu: “Eğer bizi asarak tahakküm altındaki milyonların, sefalet içinde çalışan ve kurtuluşu bekleyen milyonların bu hareketini, işçi hareketini ezebileceğinizi umuyorsanız, eğer düşünceniz buysa, o zaman asın bizi! Burada bir kıvılcımı ezeceksiniz, ama şurada burada veya orada, arkanızda ve önünüzde, her yerde alevler yükselecek. Bu gizli bir ateştir. Bunu asla söndüremezsiniz”.

Gerçekten de ŞIMARIK ve HUNHAR KAPİTALİSTLER bu gizli ateşi söndüremedi.! Amerikan işçi sınıfının çaktığı kıvılcım, o gizli ateşi açığa çıkardı ve dünyanın her köşesinde büyük bir yangına dönüştürdü.

Bir diğer mücadele öncülerinden Albert Persons idam sehpasına yürürken şöyle diyecekti..

“Bu kelimeleri yazarken adlarınızın üstüne göz yaşlarım damlıyor… Bir daha hiç karşılaşmayacağız.

Ah, sevgili çocuklarım, nasıl içten, derinden seviyor sizi babacığınız. Sevdiklerimiz için yaşamakla gösteririz sevgimizi ve gerektiğinde sevdiklerimiz için ölmekle de gösterebiliriz sevgimizi…

Benim hayatımı ve doğal olmayan haksız ölümümü başkalarından öğreneceksiniz.

Babanız, özgürlük ve mutluluk uğruna gönüllü olarak canını vermiş bir kurbandır.

Size miras olarak şerefli bir ad ve tamamlanacak bir görev bırakıyorum…

Onu koruyun, bu yolda yürüyün. Kendinize karşı doğru olun, o vakit başkalarına karşı sahte olamazsınız. Yaratıcı, uyanık ve neşeli olun…

Anneniz!… O kadınların en yücesi, en şereflisidir. Onu sevin, sayın ve öğütlerine uyun…

Çocuklarım, değerli varlıklarım; bu mektubu yalnız sizin için değil, daha doğmamış çocukları için ölen bir çok kişinin ölüm yıldönümlerinde de okumanızı istiyorum.

Yavrularım, elveda…”    Babanız   Albert R. PERSONS

1889’da II. Enternasyonal 1 Mayıs’ı işçi sınıfının birlik mücadele ve dayanışma günü, uluslararası gösteri günü olarak kabul etti.

1 Mayıs’ta TÜM EMEKÇİ YIĞINLAR ALANLARDA OLSUN.. OGÜN EMEĞİN-MÜCADELENİN-DAYANIŞMANIN-SINIF KARDEŞLİĞİNİN GÜNÜ OLSUN..! EZİLEN SINIFLAR BİRLEŞİNİZ..! KAPİTALİST ve EMPERYALİST SÖMÜRÜ DÜZENİNE KARŞI, İŞÇİ SINIFININ KURTULUŞU İÇİN BİRLEŞİNİZ..

TKP