istanbul escort


İşgal yıllarında ‘işbirlikçi’ basın
 – Raif Kaplanoğlu

Raif Kaplanoğlu Araştırmacı-Yazar

Bursa’da en çok gazete, Kurtuluş Savaşı sırasında yayınlanmıştı. Bunun en önemli nedeni, ulusal gazetelerin Bursa’ya ulaşamamış olması ya da Anadolu’da ne olup bittiği merakından kaynaklanıyordu. Bir nedeni de, gazetelerin işgal kuvvetleri tarafından sık sık kapatılması nedeniyle, farklı adlarla yayınlanmasıydı. Örneğin Mümtaz Şükrü ve arkadaşları, milli mücadeleyi desteklemek amacıyla önce Ertuğrul‘u yeniden yayınlamaya başlamıştı. Yaptığı milli yayınlar üzerine Ertuğrul gazetesi kapatılınca, 2 Mart 1921 tarihinde çıkarılan, adını sansür kurulunun verdiği Kevkeb gazetesi yayımlandı. 21 Mayıs 1921 tarihinde bu kez Kevkeb gazetesinin yayınına son verilmesi üzerine Mümtaz Şükrü ve Yoldaş‘ın sahibi İbrahim Hilmi, güçlerini birleştirerek Yoldaş‘ı birlikte çıkarma kararı aldı. Ancak Mümtaz Şükrü ve İbrahim Hilmi arasındaki görüş ayrılığı nedeniyle bu ilişki uzun zaman sürmedi. Daha sonraki yıllarda ise İbrahim Hilmi’nin çıkardığı Yoldaş ile Mümtaz Şükrü’nün çıkardığı İntibah gazeteleri birleşerek, 1921 sonuna değin İntibah-Yoldaş adıyla yayınlandı. İşgal yıllarında Bursa’da Resmi Hüdavendigar gazetesi dışında Yevmi Hüdavendigar, Gündüz, Hakikat, Bursa, Kafkas, Lokman Hekim, Yeni Hayat adlı gazeteler yayınlanmıştı. Ayrıca Yoldaş, İntibah-Yoldaş ve Kardaş dışında sol çizgi izlediği kanısı uyandıran bir başka gazete olan haftalık Arkadaş da, Kurtuluş’tan kısa süre önce 2 Ağustos 1922’den itibaren yayınlanmaya başlandı. Bu gazete ve dergilerin bir kısmı politik olmayıp işgal yıllarında olmasına karşın hiçbir şey olmamış gibi yayın yapmaktaydı. Ancak Millet Yolu gibi bazı gazeteler, tek amacı milli mücadelenin örgütlenmesi amacıyla yayınlanan politik gazetelerdi. İşgal yıllarında yayınlanan gazete ve dergilerin hemen tümü, açıkça kendilerini göstermeseler de Kuvayı Milliye yanlısıydı. Ancak Adalet, İnkılab ve Mücahede adlı gazeteler, açıkça Kuvayı Milliye karşıtı ve saltanat yanlısı bir politika izliyorlardı.İşbirlikçi gazetelerİşgal öncesi yıllarda Resmi Hüdavendigargazetesi bile, Ankara’daki Büyük Millet Meclisi’nin duyurularını yayınlamaktaydı. Hatta Mustafa Kemal‘in imzası bulunan bildirilerin, işgal öncesi Valiliğin denetimindeki bir gazetede yayınlandığı görülür (Hüdavendigar, 13 Mayıs 1920). Ancak bu yıllarda Vilayet Matbaası Müdürü olan Hüseyin Enver Bey, işbirlikçi gazeteciler içinde yer alır. Kurtuluş’tan sonra da vatana ihanet suçundan idama mahkum olmuştu. Böylesi bir gazeteci bile işgal sonrası değiştirilerek, İstanbul’da Hilafet yanlısı olmakla ünlü Alemdargazetesinin muhabiri Süleyman ŞevketEfendi müdür atanmıştı. İşgal yıllarında işbirlikçi olarak nitelenebilen üç gazeteden söz edebiliriz. Bunlar Adalet, İnkılabve Mücahedeidi.

İşbirlikçi bir gazete “Adalet”

Yıllar önce tek nüshası elime geçen Adalet gazetesini görünce çok şaşırmıştım. Çünkü, 10 yıl çıktığı anlaşılan bu gazetenin hiçbir nüshası olmadığı gibi, bu gazete hakkında neredeyse hiçbir bilgi yoktu. Hatta, böyle bir gazetenin varlığını ilk kez duyurduğumda, bazı araştırmacılar benimle alay etmişti. Ancak neden 10 yıl yayınlanan bir gazete hakkında hiç bilgi bulunmaz. Bunun tek nedeni vardı. İşgal yıllarında işbirlikçi olan bu gazeteyi Bursalılar unutmuş ya da unutmak istemişlerdi. 1910-1921 yılları arasında Bursa’da yayınlanmış bu siyasi gazetenin sadece elimizde birkaç sayısı bulunmaktadır. Logosunun yanında, “Haftada iki defa neşr olunur siyasi, ilmi, edebi, fenni, içtimai Osmanlı gazetesidir” yazılmıştır. Bir antikacıda rastladığımız 1912 tarihli sayısında ise mizah gazetesi olduğu yazılıdır. Sahibi (İbnü’l-Kadı) Yeşilzade Aziz Nuri‘dir. Sorumlu Müdür İsmail Şükrü‘dür. Gazetenin kuruluş tarihi Hicri 1328/1910 olarak yazılmıştır. Gazetenin, 1922 yılında, Kurtuluş Savaşı’nın sonlarına doğru kapatıldığı sanılmakta. Eldeki nüshalara göre Kurtuluş Savaşı sırasında saltanat yanlısı olduğu ve Atatürk’e karşı bir yayın izlediği görülmekte. Gazetenin 10 yıl yayınlanmasına karşın araştırmalarda hiçbir nüshasının bulunmaması ve kaynaklarda da hemen hemen hiç adından söz edilmemiş olması, sanırız gazetenin Atatürk düşmanı tavrından kaynaklanmakta. Önceleri haftada üç gün yayınlanan Adalet gazetesi, baştan beri Aziz Nuri yönetiminde yayınlanmıştı. Adalet’i çıkaran Aziz Nuri ile Bursa gazetesini çıkaran Murat Emri İhtilafçı oldukları için, her iki gazetecinin çıkardığı gazeteler de, İttihatçılara karşı bir yayın politikası izliyordu. Bu nedenle, “Adalet” ve Murat Emri‘nin çıkardığı “Bursa”gazetesi, Meşrutiyet’ten sonra sürekli muhalefet yapmaktaydı. Nitekim ilk yıllarda Adaletgazetesini, Murat Emri’nin matbaası basmaktaydı. Daha sonra bu gazete Vilayet Matbaası ile Muin-i Hilal Matbaası’nda da basılmıştı. (Adalet, Sayı 1, 14 Şubat 1328)

“İnkılab”

Yunan işgali altındaki Bursa’da kısa bir süre yayımlanan İnkılab gazetesini Cemal Kudret çıkarmaktaydı. Cemal Kudret’in, Aziz Nuri ile birlikte hareket eden işbirlikçi bir gazeteci olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim Kurtuluş’tan sonra kurulan mahkemede Cemal Kudret, en azılı işbirlikçi olarak vatana ihanet suçuyla idama mahkum edilmişti. Gazetenin sorumlu müdürlüğünü ise işbirlikçi gibi görünen, ancak milli kuvvetler adına istihbaratla görevli Mehmet Erturan (Uğuralp) (Banu Demirağ’ın dedesi) yapmaktaydı. Aslında böyle bir gazetenin var olduğu bile bugün tartışılmaktadır. Bugüne ulaşan hiçbir nüshası yoktur. Bursalılar ellerinde böyle bir gazetenin olmasına bile tahammül edemediği için günümüze hiçbir sayısı ulaşamamıştır. Sadece 1922 yılına ait bazı sayılardan Mümtaz Şükrü söz etmektedir. Bunun dışında elde bir gazete olmaması nedeniyle bu gazetenin varlığı sorgulanmıştır. Oysa 12 Eylül 1922 tarihli Ertuğrulgazetesinde, Bursa’da yayınlanan bu İnkılabgazetesinden söz edilmektedir. 

İşbirlikçi “Mücahede” gazetesi


Adı ve varlığı bilinmeyen, daha doğrusu unutulan bir başka işbirlikçi gazete Mücahede idi. Bu gazetenin adı ve varlığı bilinemezken, bir antikacıdan satın aldığım 40-50 kadar sayısının incelenmesinden sonra böyle bir gazetenin varlığını tespit ettik. Siyasi günlük bir haber gazetesi olan Mücahede’nin logosunun altında, “Her gün sabahları neşr olunur siyasi, ilmi, edebi içtimai gazetedir” yazılmakta. İlk sayısı 1919 yılının nisan ayı sonlarında yayınlanmaya başlamıştı. Nitekim eldeki 3 Mayıs 1919 tarihli gazete, 9. sayıdır. A3 boyutlarında ve tek yapraktı. Sorumlu müdürü İrfan Bahir de Kurtuluş’tan sonra vatana ihanet suçlamasıyla idama hüküm giymiş bir gazeteciydi. Başyazar ise M. Celal idi. Vilayet Matbaası’nda basılmaktaydı. 12 Ocak 1924 tarihli Ertuğrulgazetesinde, bu gazete ile ilgili şu haber yer almakta: 

“Mütarekenin ardından Gümülcineli İsmail ile Abdülkadir KemalBey tarafından yayınlanan Mücahede gazetesinin sayılarından oluşan bir koleksiyon satılıktır.” 

Bu haberden, gazetenin arkasında Gümülcineli İsmail olduğu anlaşılmaktadır.
Bu üç gazetenin dışında, İsmail Şükrü‘nün çıkardığı Bursa gazetesini de işbirlikçi gazeteler arasında sayabiliriz. Nitekim bu gazetenin sahibi İsmail Şükrü de, Kurtuluş’tan sonra vatana ihanet suçlamasıyla idama hüküm giymişti. İsmail Şükrü, Adalet gazetesinin sorumlu müdürlüğünü de yapmıştı. 

Görüldüğü gibi, Adaletgazetesi, işbirlikçiler için adeta okul olmuş; vatana ihanetle suçlanan hemen tüm gazetecilerin Adaletgazetesiyle bir ilişkisi olduğu görülür. Ne yazık ki, bu işbirlikçi gazetenin de elde hiçbir sayısı bulunmamaktadır. 
Vasıf Necdet‘in çıkardığı Hakikatgazetesinin ilk yıllarda saltanat yanlısı bir yayın izlediği görülür. Nitekim 2 Nisan 1920 tarihli sayısında İstanbul’da yayınlanan Tangazetesindeki şu yazıya yer vermiştir: 


”… Milletin yüzde 99’u bugün Halife ve Osmanlı Hükümetine sadık bir taraftardır. Eğer –yine tekrar ediyorum- Taningazetesinin ifadesi gibi 10 gün zarfında uygulayacağımız ve Anadolu’nun bağlarından tamamen tehir olunacağı ve dizlerinin üstünden, gerdanlarına varıncaya kadar, fişeklerini dolduran ve hatta Yunan askeri geliyor denildi mi, hemen paçaları sıvayarak kaçan zavallı askerler, ateş altında papuçlarını bile almadan kaçar…” (Hakikat, 2 Nisan 1920).


İşbirlikçi gazeteler gerçekten işbirlikçi mi? 


Tüm iyiniyetli bakışımıza karşın, Adalet, İnkılab, Mücahedeve Bursagazetelerini, işgal yıllarında yayınlanan işbirlikçi gazeteler olarak tanımlayabiliriz. Çünkü tüm bu gazeteleri çıkaran gazeteciler, Kurtuluş’tan sonra yapılan mahkeme sonunda vatana ihanet suçuyla idama mahkum edildiler. 
Aslında başta Adaletgazetesi olmak üzere Bursa’da yayınlanan bu gazeteleri tümüyle vatana ihanet eden gazeteler olarak suçlamak doğru olmaz. Bu gazetelerin bazı sayılarında milli hareketi küçümseyen işbirlikçi yazılar bulunsa da bu ilişki, o günün koşullarında değerlendirilmeli. Oysa tüm bu işbirlikçi savlara karşın, işgal sonrasında Adalet gazetesinin bile Yunan tarafından sansür edildiği anlaşılmaktadır.


Özellikle siyasi yazıların yayınlandığı başmakale sansür edilip uzun bir boşluk bulunmaktadır (Adalet, 30 Eylül 1920). Yine İzmir’in işgaline karşı mitingler düzenleyip, Yunanlılar aleyhinde de en çok bu gazetelerde yayınlar yapıldığı görülür.


İşgal yıllarında yayınlanan ve işbirlikçilikle suçlanan gazeteler hakkında 80 yıl sonra kesin bir yargıya varmak oldukça zor. Bu gazeteler hakkında kesin bir yargıya varmak için, yayınlanan tüm sayıların incelenmesi gerekmektedir. Bugün olduğu gibi işgal yıllarında da, basının kalbi İstanbul’du. 
İşgal yıllarında İstanbul’da yayınlanan hemen tüm gazeteler işbirlikçi iken, Bursa gazeteleri milli mücadeleyi tüm güçleriyle desteklemişlerdi. 
11 Eylül Bursa’nın kurtuluş gününde, Bursa gazetelerini, her zaman olduğu gibi, işgal yılları döneminde de yurtsever bir tavır sergilediği için saygıyla anıyorum.

paykasagaziantep escortgaziantep escortgaziantep escortgaziantep escortgaziantep escortgaziantep escortporno

kaçak bahis siteleri

deneme bonusu

casino siteleri

mobil ödeme bahis

bahis siteleri

mobil ödeme bahis

bonusal

bedava bonus

bedava bahis

mobil ödeme bahis

canlı bahis

bedava bonus

çevrimsiz bonus

deneme bonusu

escort istanbul

bahis siteleri